3 Eylül 2020 Perşembe

Günlerden Aşure

 Bu sene de aşure yapabilmek ve dağıtmak nasip oldu şükür

Önce benim tarifle sonra da annemin yöntemi ile iki kez aşure yaptık. Annem tüm ölçülerI göz kararı yaptığından ondan örnek çıkarmak pek mümkün değil. Ben ise göz kararı bu tip şeyleri yapamıyorum ya az olur yada tencereme sığmaz. O yüzden yıllardır ölçülü yaparım. Bi de annem usulünden ufak tefek farklar var. Bunlardan biri buğdayı yıkayıp  bir kaynattıktan sonra sabaha kadar bekletiyoruz ya onu bir havluya sararım böylece sabah kaynama süresi daha kasa oluyor. Bir diğeri ise sabah buğdayı pişmesi için o kaynatma sırasında tencereye kabuk tarçın atıyorum, evet biraz koyu bir renk alıyor aşure ama tadını öyle çok seviyorum

Gelelim ölçülere 6 litrelik bir tencerem var bu ölçü tam ona göre oluyor.

4 Türk kahvesi fincanı buğday

2 Türk kahvesi fincanı nohut

2 Türk kahvesi fincanından biraz az kuru fasulye 

2 Türk kahvesi fincanı pirinç

2 yemek kaşığı kırmızı mercimek

2 yemek kaşığı bulgur

4 su bardağı şeker. Çok şekerli sevmediğim için bu ölçü uygun oluyor annem daha şekerli olmalı diyor

6 yemek kaşığı mısır konservesi

10 adet kuru kayısı

10 adet kuru incir

4 yemek kaşığı kuru üzüm

3 adet kabuk tarçın

6 adet karanfil

portakal veya mandalin kabuğu rendesi( Mevsime göre bunlar yoksa limon da olur)

1 çay kaşığı tuz


Buğdayı kaynatırken karanfil ve kabuk tarçını koyuyorum sonra diğer malzemeleri eklemeden çıkarıyorum karanfili bir tülbent veya çay demleme kepçesine koyuyorum sonra kolay çıkıyor



Üzeri için


fındık

yer fıstığı

ceviz

badem

dolmalık fıstık

kuş üzümü

Nar

Toz tarçın

hindistan cevizi


HAZIRLANIŞI


Bir gece önce


Buğday iyice yıkanıp bir taşım kaynatılır. Daha sonra da kaynatma suyunda gece boyunca bekletilir. Su az gelirse eklenir.

Nohut yıkanıp tuzlu suda ıslatılır.

Kuru fasulye ıslatılır.

Kayısılar yıkanıp ıslatılır.

İncir yıkanıp ıslatılır.

Üzüm yıkanıp, sapları temizlenip ıslatılır.


Pişirme günü


Nohut haşlanıp bir kaba alınır.

Kuru fasulye haşlanıp başka bir kaba alınır.

Aşureyi pişireceğiniz kabın içinde buğday iyice yumuşayıncaya kadar haşlanır.

Buğday yumuşayınca nohut eklenir. Bir taşım kaynatılır.

Kuru fasulye ilave edilip, kaynatmaya devam edilir.

Not:Bu üç bakliyat iyice haşlanmalıdır yoksa şeker konulunca sertleşir.


Bu arada pirinç ve kırmızı mercimek bir arada yıkanıp, haşlanır.

Haşlananlar büyük tencereye eklenir.

Bulgur haşlanıp aşure tenceresine eklenir.

Şeker eklenir.

Not:Şeker oranı isteğe göre değişir. Mutlaka tadına bakmak gerek. En önemli nokta şekerli seviyorsanız çok ama çok tatlı olması gerekir. Çünkü soğurken şekeri çekiyor ve tadı azalıyor. Size kararında gelen şeker soğuduğunda uçup gitmiş oluyor.


Kayısılar doğranıp, bir taşım haşlanır. Suyu süzülüp aşureye katılır.

İncirler doğranıp, haşlanıp, suyu süzülüp tencereye eklenir.

Aşure tenceresine üzüm, portakal kabuğu eklenip bir taşım daha kaynatılır.

Aşure kaplara dağıtılır.


Not:Süsleme işlemi aşure soğuduktan sonra yapılmalıdır. Yoksa süsleme malzemesi çöker


Yer fıstığı, fındık, badem ve dolmalık fıstık teflon tavada sıvıyağ ile kavrulur.

Aşurelerin üzerine önce tarçın / Hindistan cevizi serpilir.

Sonra temizlenen nar taneleri, kavrulmuş çerezler ve kuş üzümü konulur.





Annem ve kardeşim diabet hastası olduğu için tencereye şeker koymadan önce bir kısmını ayırdık tatlandırıcı koyduk



1 Eylül 2020 Salı

Turşu güneri

Bahçemin domateslerini toplarken kimi yeşil domatesler kopuyordu. Onlar çıktıkça kenara ayırdım. bi de hasat sonu kalan yeşiller eklenince bu sene güzel yeşil domates turşuları yaptım. Aralarına da yine bahçenin acurlarından istemimden fazla büyüyen veya  tüketimden fazla olunca onları da ekledim.

internette baktığım tariflerden bengülce oluşan reçeteyi not edeyim seneye ona göre değişiklikler yaparım dedim. 

ölçülerimde sebze miktarını yazamayacağım. temel olarak turşu suyunu baz aldım

  • 1 litre
 içme suyu (2 adet litrelik kavanozu dolduruyor biraz artıyor)
  • 10 diş 
sarımsak
  • 2-3 yemek kaşığı 
kaya tuzu
  • 1 çay bardağı 
üzüm sirkesi (bazılarına da yarım çay bardağı)
Turşunun daha kısa sürede olgunlaşması için kavanozlara bir yemek kaşığı kadar nohut ekleyebilirsiniz deniyordu ben bir kısmına nohut koydum bir kısmına koymadım. daha uzun süre dayanabileceklermi göreceğiz.

sarımsakları ince ince doğradım bazı tariflerde ezin deniyordu.
  • Bol suda yıkadığım yeşil domatesleri, büyüklüklerine göre parçalara böldüm, eğer küçükse  bölmeden koydum onları da bıçakla ufak deldim.
  • Acurların büyük olanlarının içindeki çekirdekleri çıkarıp doğrayıp koydum. Küçük ince olanları yine biçak ucu ile deldim. bazılarının da içini kabak oyacağı ile oyup çekirdeklerini çıkardıktan sonra içine havuç yerleştirdim.
  • Kaya tuzunu kaynamış ılımış içme suyunda karıştırdıktan sonra sirkeyi ekledim.
  • domatesleri, acuru havucu  temiz cam bir kavanoza sıkı sıkıya doldurdum. acı sevmediğim için karabiber ve acı biber koymadım
  • en üste bazılarına bahçenin maydanozundan, bazılarına da yine bahçedeki asmanın koruklarından koydum
Salamura karışımı ile kavanozları ağzına kadar doldurdum. boşluk kalmasın deniyordu ama ilkleri taşma yapıp kapakları tekrar açıp kapamak zorunda kaldığımdan sonraları tam doldurmadım. kapakları sıkıca kapayıp ters çevirdim ertesi günü tekrar düze döndürüp sakladım.

sonuçları daha sonra buraya ekleyeceğim.




20 Temmuz 2020 Pazartesi

Patlıcan benim bahçeden, domates yan bahçeden

Geçtiğimiz hafta sonu Dayım ile Yengeme Bodrum’a ziyarete gittik 
Söylemesi ayıp, çok güzel bir patlıcan yemeği pişirmişti
Bamya yemeği de güzeldi ama dönüp geldiğimizde patlıcanlarımın olgunlaştığını görünce ilk hasat ile hemen yemek yapayım dedim

Annemin halalısından öğrendiği “patlıcan tıklama” dediği yemeğe benzettim 

Bu araya Annemin halası rahmetli Samiye haladan da bahsetmeden geçemeyeceğim
Özgünün Hala nenesi
Samiye Halamız tam bir cumhuriyet çocuğu, ilk okuldayken Atatürk Amasya’ya geliyor ve onun sınıfına girip yan sırada oturuyor. Artık tahmin edersiniz Halamın bunu nasıl bir duygu ile bizlere anlattığını. Halamın hikayesi burda bitmiyor. 1925 yılında yapılan şapka devrimi sonrasında büyük dede yani annemin dedesi halayı İstanbul’a şapka eğitimi almak üzere gönderiyor.
İşte bu halamız çarliston yapan miniminnacık muhteşem bir kadındı. Öğretmen olan eşi ile Trabzon’a gidip sonrada genç yaşta kaybettiği eşinden sonra hiç şapka yapmış mi bilmiyorum ama çok şık bereleri vardı. dışarda hiç başı açık görmedim ama hiç de kapalı bir kadın gibi görünmezdi çok zarif giyinir ileri yaşına rağmen çarliston yapar Fransızca şarkılar söylerdi. Allah gani gani rahmet eylesin mekanı cennet olsun.

Dönelim patlıcan yemeğine;
Yengem, annem gibi Halam usulü domatesleri kızartıp üstüne sermek yerine musakkadaki gibi doğrayıp kıyma ile karıştırmıştı
Musakkadan  temel farkı ise sanırım soğanın olmaması 
Yengem, püf noktasının patlıcanı tuzlu suda bekletmek yerine tuzla karıştırıp, bekletip, kızartmadan önce suyla yıkayıp suyunu sıkmak olduğunu söyledi

Dönünce deneyim dedim ama tabii ki biraz da bengülce ekledim

Klasik olarak patlıcanları kabuğunu az bırakacak şekilde alacalı soyduktan sonra halka halka değilde normal yemeklik doğradım.
Actifry da kızartacağım için zaten şekil mekil kalmıyor

Patlıcanlar tuzda beklerken domatesleri küçük küçük doğrayıp tavaya aldım
Aslında bu aşamada yağ konmaz ama (bu sene baharda ilk kez taze sarımsak almıştım Babam da merdiven altına asmıştı. meğerse naylon torba içinde asmış geçenlerde sarımsak ihtiyacı olunca ordan alayım dedim, bi baktım nerdeyse küflenecek. Özgün ile oturup 1 bağ sarımsağı ayıkladık. Özgün toz sarımsak yaptı ki onu başka zaman anlatırım ben de bir kısmını soyulmuş diş halinde bir kavanoza koyup üzerine zeytin yağ ekledim)  
İşte bu yağdan az biraz koydum sarımsak tadını yemeklerde çok seviyorum 

Sonra da üzerine kavrulmuş kıyma ekleyip bir çevirdim.

Patlıcanların yeteri kadar tuzda kalmış olduğuna kanaat getirip üzerine suyu doldurdum ve sıkıp sıkıp süzgeçe aldım sonrada az yağ ile ısınmış actifry a attım
Yaklaşık 15 dk da renk değişimi başladı ben 20 dk yı doldurup tencereye aldım

Üzerine de hazırlamış olduğum domatesli kıymayı yayıp hafif ateşte su koymadan “tıklama”ya bıraktım. Tıklamaya başladıktan sonra yaklaşık 10 dk daha ocakta bırakıp altını kapattım.

Yengem piştikten sonra üzerine maydanoz serpiyormuş ben de öyle yaptım

Yanında bi pilav bi de cacık yaparsam deme keyfime










Gülden Abladan Halamın şapkalı bir resmini istedim













30 Mayıs 2020 Cumartesi

Bidünya takı günleri

Pandemi süreci hayatı çok değiştirecek deniyor. Gerçekten de öyle olacağı hızla anlaşılmaya başladı. Ne kadarı kalıcı olacak onu tabii ki zaman gösterecek.

Sohbeti, bayramlaşmayı, hatta mukabeleyi  whatsapp, zoom , skype gibi internet uygulamaları ile yaptık, şimdi de takı kursuna başladım. Harika bir fırsat oldu. Kendi kendimi motive edip masa başına oturmakta zorlanıyordum. Şimdi bir hedefim ve yeni arkadaşlarım oldu






28 Mayıs 2020 Perşembe

Pandemi Günlüğü 5 - Ramazan

Annem ile babam İstanbul'da ben ve karantinadaki oğlum Çeşmedeydik. Gelin demeye başladım ama yok doktor randevumuz var yok orası soğuk direndiler

21 Martta 65 yaş üstüne sokağa çıkma yasağı gelmesi ile  konu biraz daha boyut değiştirmeye başladı. Bu kez gelememe durumu oluştu.

Olcay Amcamın vefatından sonra annem ile babama buraya gelmeleri için baskıyı arttırdık. İki kızları da burada ve orada kalmaları için bir neden de kalmadı çünkü tüm doktor randevuları iptal edildi boşu boşuna beklediler.

Tabii hadi gelin demekle olmuyor. 
Zaten bu arada şehirler arası seyahatte yasaklandı. tüm uçuşlar iptal. İzin almak ve birinin getirmesi gerekiyor.

Sağ olsun Özgün ramazan başlamadan tüm işlemleri halledip onları alıp 16 Nisan da buraya getirdi ve ertesi gün tekrar İstanbul'a döndü 

Veee Ramazan 

Ömrü hayatımda Anne ve babama ilk defa tüm ramazan boyunca sahur ve iftar hazırlamak nasip oldu böylece. Şükürler olsun.

Ramazan ile ilgili bir detayı da paylaşmadan geçmeyim.

Malum ramazanda mukabele yani Kuran okuma önem verilen bir konudur. Güzel okuyan biri okur diğer insanlarda o okurken Kuran'dan takip eder. Ama bu pandemi sürecinde bu nasıl olacak. Annem yüksek sesle okur ama hızlı ve ahenkli okumak başka bir şey.

Veee yöntem bulundu. "skype"

Büyük Teyzemin torunu çanakkalenin bir köyünde imam o ordan okuyacak tüm aile de skype üzerinden takip edecek.

Biz burdan, Büyük Teyzem ve İmam Yusuf 'un babası kuzenim Etem abim İstanbul'dan, Küçük Teyzem Bursa'dan, kuzenim Pervin Ablam eşi ile  İzmir'den, Yusuf'un teyzesi Avustralya'dan, 
Mukabelemizi yaptık çok şükür.

Kadir günü hatim duası için ise Ankara'dan Dayım ile Yengem, Kuzenim Alpay eşi ve Kızı ile, İstanbul'dan Ceruş da katıldı.

Bayramlaşmayı da aynı kanal ile yaptık






Tüm bayram boyunca da benzer yöntemler ile bayramlaşmayı sürdürdük.





Pandemi Günlüğü 4 -Olcay Amcam

Pandemi günleri devam ederken annem babam istanbul'da 65 yaş üstü sokağa çıkma yasağında biz burada Reisdere'de kimsenin kimseye pek bir faydasının olmadığı günlerde Ankara'daki amcamın ve eşinin covit19 nedeniyle hastaneye kaldırıldıkları bilgisi geldi.

Kızı kuzenim Kanada'da bizden beter durumda  haber almak ne mümkün 
Neyse Gülbin doktor arkadaşları vasıtası ile zar zor bilgi edindi. Amcam yoğun bakımda Yengem ise servisde

Endişeli bekleyiş devam ederken amcamın vefat haberi geldi. Ben evdeyim Gülbin eczanede babam istanbul'da cenaze kalkmış bile 

Herkes acısnı yalnız yaşamak durumunda. Akşam Gülbin geldi haberi verdim, birbirimize sarılıp ağlayamadık bile helva kavurdum dağıtamadım. 

Her ölen yalnız gidiyor bunu biliyoruz ama kalanların acıyı paylaşamaması beni çok etkiledi. Öylece kalakaldım.

Çocukken en sevdiğim, sonra gençlik dönemimde en çok kırıldığım (insanı en çok, en fazla sevdikleri incitirmiş) amcam,
ben varsa hakkımı helal ediyorum umarım sen de helal etmişsindir. 
Mekanın cennet olsun Olcay Amcacığım, Allar rahmet eylesin




26 Mayıs 2020 Salı

Pandemi Günlüğü 3 -Amasya çöreği

Daha önce de yazdığım gibi bu zoom uygulaması neler neler gördü

Ceruşun organize ettiği Amasya çöreği workshop'ı da çok keyifli oldu. Bunca zaman sadece yemekle yetinip,  hiç yapmaya kalkışmadığımız Amasya çöreğini ve yağlısını yaptık.

Ceruş İstabul'da, Tumoş Teyzemle Bursa'da, biz Gülbin ile Residere'de,
Yengem'de Ankara'da
 ip uçları püf noktaları Yengemden uygulamalı anlatım Ceren’den






Başınız dişiniz ağrımasın diyerek de servis yaptım,














tabii ucundan sağından solundan artanlar ile de yağlı



Bu keyifli workshoptan canım arkadaşım Serpil’e bahsetmiştim o da meğer yağlı yapımını çok öğrenmek istiyormuş, sağ olsun Ceruş'um, bir workshop daha yaptı bize



Ölçüler ve tarif
1 kg un
1 paket yaş maya (40gr) veya 2 paket toz maya
az şeker ve tuz
1 subardağı zeytinyağ
1 subardağı erimiş tereyağ
haşaş ezmesi
2 su bardağı çekilmş ceviz,(Pilavlık bulgur ile köftelik bulgur arasındaki irilik)
 

önce yaş mayayı ılık suda şeker ile erit
unu 1 bardak ayır
içini havuz yap ve oraya dök
aldığı kadar ılık su ekle malum kulak memesi kıvamına kadar yoğur

Elde ettiğin hamuru 4 e böl
Dördünü de ayrı ayrı çok ince olmayacak şekilde aç
Dördüncü hamuru açtıktan sonra ortasına 3 kaşık yağ  ile bir miktar haşaş ezmesini hamura yay
iyice yağlanıncaya kadar yağ ilave et, çekilen cevizi de bu karışımın üzerine bolca serp
Açılmış ikinci hamuru bunun üstüne tam gelecek şekilde yayıp aynı işlemi uygula
Sonra 3 ve 4 için de devam et

Bu dört katlı hamuru 4 şerit olacak şekilde dörde böl
Ve hepsini üst üste koyarak 16 katlı (baton pasta görünümünde) hamur elde et

Bundan sonrasını nasıl anlatırım bilemedim resim çekmeyi de unutmuşum
2 parmak kalınlığında enine kesip burgu (uçlardan birbirinin aksi yönüne çevir) yap tepsi uzunluğuna getirip diz gibi bir şey

tepside dizdikten sonra öce kes,
sonra 1 yumurtaya bir cimdik tuz atıp az yağ ile çırp ve üzerine sür
 30 dk beklet az mayalansın

soğuk fırına at 170 -180 derecede üstü altı kızarıncaya kadar pişir





Amasya yağlısı ise aynı hamurdan aynı şekilde oluşturulan tek hamur rulo şekline getirili,
Gül böreği gibi bükülmüş hamur tekrar  açılıp (orjinali sacta pişirilir) teflon tavada yağsız piştikten sonra üstüne tereyağ sürülür

Veee afiyetle yenir

Sağ olasın Ceruş'um🥰










Pandemi Günlüğü 2

13 Martta okulların tatil edilmesi ile beraber hayat hızlı bir şekilde değişmeye başladı. Ama algılamamız biraz zaman aldı.

Bu arada iş yerleri de evden çalışmaya başladı. Toplantılar  zoom denen bir uygulama ile yapılıyor tüm işlerin internet aracılığı ile yürütüldüğü konuşulup yazılıyordu.

Eee bizlerde geri kalmadık ve arkadaşlarımla whatsapp görüntülü görüşme ile kahve saatleri yapmaya başladık. Benim için çok da keyifli oldu. Uzun süredir görmediğim arkadaşarımla bu vesile ile görüşmüş oldum.




Sadece görüşmekle kalmadık zoom / skype uygulamalarından neler neler yaptık. 💃🏻💃🏻


24 Mayıs 2020 Pazar

Pandemi Günlüğü 1

Dünya korona virüsünden bahsediyor. Çin kötüymüş diyorlar, ama çok uzakta
Sonra avrupa ve özellikle İtalya'dan haberler gelmeye başladı derken birden İspanya  öne çıkmaya başladı.

Atakan, küçük oğlum bu sene Erasmus bursu ile İspanyanın Llerida şehrine gitmişti.
Hatta ben de Aralık ayında onu ziyarete gitmiştim.

7-8 Mart gibi acaba gelsen mi konuşmalarına başlamıştık. Yok falan  derken 13-14 martta  vakaların ve ölümlerin iyice artması ve Katalanların 17 marttan itibaren karantina ilan etmesi ile sokağa çıkma yasağının başlayacağı anlaşılınca, yoğun telefon görüşmeleri ile dönüşe ikna ettik oğluşumu. (arkadaşları bu kararı vermekte zorlandıkları için orada kaldılar ve uzun bir süre dönemediler)

Bu arada zaten Türkiye öğrencilere 17 Marta kadar döndünüz döndünüz yoksa uçak yok dedi.
Atakan da 14 mart akşamı   2-3 saat içinde toplarlanıp ertesi gün önce İstanbul'a sonra da direkt olarak çeşmeye yanıma geldi ve 14 günlük karantinası burada yanımda başladı.Aslında ne büyük bir nimet oldu benim için anlatamam. Geldiğinde sarılamamak zor geldi ama insan herşeyi kabullenebiliyormuş onun idrakine vardım.

 Ve 14 günlük karantina süresi tamamlanıncaya kadar da sarılmadım. Odasına kedimiz Lokumu bile almadı. Karantina sonunda ilk bana sonrada Lokuma sarıldı.

İstanbuldaki aile hekimimiz her gün arayarak  durumunu sordu.

Tüm bu karantina, pandemi konusu daha tam netleşmeden önce alınmış mutfak dahil alt kat tadilat kararı vardı ve böylesi bir sürecin kapıda olduğunu bilseydim başlamayacağım tadilat için söküm çalışması Atakan'ın gelme kararından 1 gün önce başlamış bulundu.

Tadilata başlarken bu süreçte sadece yatmaya eve gelirim onun dışında yeme içme kız kardeşimde olur diye planlamıştım

Bu arada halk eğitimde kurslarımın sayısını arttırmış, mevcut kursuna ilave olarak o hafta başlayacak 2 yeni kursa daha kayıt yaptırıp haftanın 4 günü ve 2 akşamını planlı hale getirmiştim (Her iki kursun da sadece birer derslerini yapıp tüm okulların kapanması ile biz de kapandık maalesef.)

Sonuç, alt kat kullanım dışı, karantinada bir oğul ve ben evde kalakaldım. Yatak odasında bir elektrikli ocak ve hayat devam.

O günlerde en çok evlerini kaybedip sokakta çocuklarına yemek pişirmeye çalışan anneler aklıma geldi. Benim ne küçük bir çocuğum vardı ne de sokaktaydım. üzerimde bir dam, odamın kapısı, elektrikli bir ısıtıcım, ve daha bir çok konfurum aslında yerli yerindeydi. sadece bir odaya tıkılmıştım o kadar.
Ziyarete Gülbinler geldiğinde üst kata yatak odasına alıyordum Atakanda kapının önünde ayatka bizimle sohbete katılıyordu. yaşarken çok garip gelmişti ama şimdi geriye bakınca abartma Bengül diyorum.

İlk sokağa çıkama yasağı ilan edildiğinde (11-12 Nisan) 10 Nisan gecesi Reisdere Kaya Marketin önü arabalar kuyrukta